Eski Urfa evleri bakın tasarlanıyormuş

Yaşar Duru Urfa’nın tarihi evlerinin bilinmeyenlerini anlattı.

3264 Okunma
Şanlıurfa’da Urfa’nın kültürüne farklı açılardan bakan ve yazılarıyla Urfalıların dikkatini çeken Yaşar Duru bu seferde Urfa’nın tarihi evleriyle ilgili bilenmeyenleri kaleme aldı. İşte Yaşar Duru’nun kaleme aldığı o yazı;
 
“Urfa; uzaktan bakıldığında, şehirleşmenin ivme kazandığı Osmanlı asırlarında, o dönemin ulaşım araçlarına uygun genişlikte ve kendiliğinden oluşmuş cadde ve sokakları, çağdaş kent ölçeklerine göre meydan denilemeyecek kadar küçük ortak alanları ile zamanın ve doğanın tahribatına karşı inatla direnen bir orta ve hatta ilkçağ şehrini hatırlatır.
 
Dünün de olduğu gibi bugününde de yüksek taş duvarlarının arkasına gizlenmiş hayatlı evleri; geleneği geleceğe taşıyan anıtsal çarşıları, hanları, hamamları ve mabetleri ile, yüz yıllar önce çizilmiş rengi sararmış solgun bir gravür, bir Levni minyatürü gibidir. 
Peygamber kokan havası, büyüleyici sessizliği ve huzur veren sakinliği ile de devli, zümrüdü ankalı ve Şahmeranlı masallarda tasvir edilen Kaf dağının arkasındaki hayal şehirlerden biridir sanki. Ancak; bugün yerinde yeller esen ve şehri çepeçevre kuşatan surlardan içeri girildiğinde; daracık sokakların iki yanında, iç içe ve omuz omuza vererek sıralanmış evlerin sebep olduğu yoğun, yorgun ve sıkışık bir kent dokusu göze çarpar.
 
Gerçi yerleşme araziyi zorlamadan ve zemin üzerinde fazla değişikliğe gidilmeden, topografyaya uygun biçimde düzenlenmiştir ama iklim ve coğrafya, insanları bitişik nizam ve avlulu evler planlamaya mecbur etmiştir. Şehrin bir bölümü batı ve güneyde yükselen tepelerin eğimli arazisi üzerinde kurulmuştur. Doğu ve Kuzeydeki evler düz arazide yapılmıştır. Geleneksel hayatlı taş evlerin tipik örnekleri olarak karşımıza çıkan tek veya çift bölümlü ve gösterişli konutlar şehrin değişik mahallelerine dağılmıştır.
 
Günümüze kadar ulaşan örnekleri incelendiğinde; plan tiplerinin oluşmasında inanç, gelenek, kültür, tarih, ekonomi, aile yapısı, topoğrafya, doğa ve coğrafi şartlar kadar, konutlar için ayrılan arsaların alan ve konumlarının da belirleyici olduğunu görülür. Yörede kabaltı olarak adlandırılan tonoz örtülerin veya sokağa çıkarılan konsolların üzerine inşa edilen çardaklar bu zorunluluğun sonucu olarak ortaya çıkmıştır.
 
Tek veya çift bölmeli eski Urfa evlerinin tamamına yakını, dışa sağır, kalın ve yüksek taş duvarlarla sokaktan ayrılan kare veya dikdörtgen planlı bir “hayat”ın etrafı da sıralanmış kanatlarda yer alan açık, yarı açık, kapalı ve özelleşmiş mekânlardan ibarettir. Yerelde “otoracağ” olarak adlandırılan yaşama mekânları, eyvana göre belirlenir. Plan tasarımında, ortada eyvan ve iki yanında birer odanın yer aldığı simetrik düzen hâkimdir. 
 
Yaşama mekânlarının yer aldığı kanatlar, çoğunlukla önceden iki kat olarak tasarlanmıştır. 
Bazı evlerde ise, ihtiyaç hâsıl olduğunda ikinci katlar sonradan ilave edilmiştir. Gerek önceden tasarlanan, gerekse sonradan eklenen ikinci katlarda; bir ailenin, ortak kullanım alanları dışında kalan tüm ihtiyaçlarını karşılayacak bölüm ve bölmeler yer alır. Bazı evlerde tuvalet, mutfak ve kiler gibi birimlerinin de ikinci kata eklendiği görülür.
 
Zemin katta, hizmet birimlerinin bulunduğu kanatlar genellikle tek katlıdır. Bu birimler için tek bir plan tipinden söz etmek imkânsızdır. Zaman içinde ve hane halkı nüfusunda görülen artışa paralel olarak, avlunun uygun bir yerine yeni yaşama birimleri, hizmet alanları ve ıslak hacimler eklenmiştir. 
 
Geleneksel hayatlı taş evlerin boyutları ve plan düzeni, bazen birkaç kuşağın bir arada yaşadığı bazen büyük bir aileyi barındıracak ölçü ve nitelikte planlanmıştır. Bu tarz bir planlama öteden beri yaşatıla gelen ataerkil aile tipinin ihtiyaçlarını karşılamak kadar, İslam şehirlerinde ekonomik faaliyetlerden uzak tutulan kadınların “evişi” ve temel gıda maddeleri üretimine katılımlarını kolaylaştırmak amacıyla tasarlanmıştır. Yazlık ve kışlık bölmelerde yer alan odaların dışında kalan ahır, kiler, zerzembe gibi servis alanları ile tandırlık, hamam, tuvalet gibi ıslak hacimler hane halkının ortak kullanım alanlarıdır. Bazı büyük evlerde ıslak hacimler ve depoların beliren ihtiyaçların zorlamasıyla sayıca arttırıldığı görülür.
 
Urfa’nın hayatlı taş evlerinde, Müslüman ailelerin yoğun biçimde yaşadıkları Anadolu’daki geleneksel Türk evlerinde olduğu gibi, harem-selamlıklı plan düzeni görülür. İslam kültür dairesinde ortaya çıkarak Geleneksel türk evlerinde özgünlük kazanan “Harem” ve “Selamlık” kavramları ile bu kavramların etrafında oluşan kültür, folklor ve yaşam biçiminin tarihsel gelişimini bilmeden, Urfa’nın çift veya tek bölmeli hayatlı taş evlerini tam ve doğru anlamak veya anlatmak pek mümkün değildir.”
 
URFA EVLERİ'NİN PLAN TİPLERİ
Yaşar Duru
 
 
Etiketler Yaşar Duru Eski Urfa Evi Şanlıurfa Tarihi Urfa Evi