YANLIŞ ZAMANDA ÖĞRETMEN OLDUM

  Öncelikle öğretmen kimdir? İsterseniz bir tanıyalım; öğretmen odur ki b

1461 Okunma
 
Öncelikle öğretmen kimdir? İsterseniz bir tanıyalım; öğretmen odur ki bildiklerinin tamamını karşısındakine aktaran, zerre kadar bencillik yapmayarak öğrencisinin, kendisinden daha fazla bilgili olabilmesi için elinden gelenin daha fazlasını yapandır. Yani kendi öğrendiklerinin tamamını hiç üşenmeden, hiç yorulmadan defalarca öğrencisine aktarandır.
Peki bu kadar önemli olan birine saygı göstermek gerekmez mi? Geriye dönük baktığımızda öğretmene saygı gösteriliyordu ve gösterildiğinden gerek bilim alanında gerek ilim alanında olsun çok büyük isimler yetişti. 
Tarihe bir bakalım isterseniz. Fatih dönemine gidelim. Fatih Sultan Mehmet'in öğretmeni Hoca Akşemsettin dersine ne kadar güzel anlatmaya çalışsa da öğrencisi Fatih sürekli sorun çıkarıp dersi kaynatmaya çalışırdı ve bunun üzerine Hoca Akşemsettin Fatih'in babasına (Sultan Murat'a) çıkıp mevzuyu anlatır. Durumu dinleyen Fatih'in babası Hoca Akşemsetin'e "Sen git dersini anlat, ben ders esnasında içeri gireceğim ve sen oğlumun yanında bana hakaret et."der.
Hoca Akşemsettin, Sultan Murat'ın dediklerini yaptığı vakit Fatih durumu anlar, hem de öyle bir anlar ki öğretmeninin sözünün babasına da geçtiğini fark eder ve orada öğretmenliğin büyüklüğünü kavrayan Fatih o günden sonra öğretmenini dinler ve Fatih öyle bir Fatih olur ki çağ kapatıp çağ açan Fatih Sultan Mehmet olur.
Ve şimdiye dönelim; içinde bulunduğumuz zamanda; eğer derste birkaç dakika öğrenciler öğretmeni dinliyorsa o da sınavda çıkacak derslerin öğretmenidir. Çünkü öğrencinin zihniyetinde şu var sınavda çıkacak bunu biraz dinleyeyim, düşüncesi oluşmuştur.
Normalde bütün branş öğretmenleri hesaba alınmıyor. Özellikle  de sınavda sorulmayan dersler (Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi, Müzik, Resim ve Beden Eğitimi) boş derslerdir düşüncesi oluşmuş.
Anlatmak istediğimiz şu: Hangi ders olursa olsun karşındaki öğretmen ise ona saygı duymak zorundasın düşüncesi zihinlerde yer edinse gelecek nesiller daha güzel yetişmiş olur.
Artık öyle bir hal aldı ki öğretmen öğrencilerden korkar oldu. Öğretmen öğrenciye bir şey anlatmaya çalıştığı vakit öğrencinin tepkisi: Hoca geç bunları gibi cümleler oldu.
Evde anne baba çocuğunu iki dakika idare edemezken öğretmenin sabahtan akşama kadar bir değil üstüne üstlük yüzlerce öğrenciyi kontrol altında tutması yetmediği gibi öğrencilerini bilgi ile donatmaya çalışması ve bunun üzerine olur ya öğretmen öğrenciye yanlışlıkla bir kelime söylediğinde öğretmenliğinin zedeleneceği gibi öğretmenliğinin elinden gitmesi de cabasıdır. Burda işin büyük kısmı aileye düşüyor.
Ebeveynler, öğreten insanın ehemmiyetini anlatıp öğreten insana saygı gösterilmesi gerektiğini vurgularsa öğrenci öğretmenin değerini daha iyi kavrayarak buna uygun davranışlar sergiler.
 

  1. Yorum Yapan : Semih

    Tebrikler ali hocam